TEKNOKENT NEDİR?

1950’li yıllarda ABD’de kurulan Silikon Vadisi ile ortaya çıkan teknoparklar, dünyada üniversite sanayi işbirliğini sağlama konusundaki en başarılı model olarak öne çıkmıştır. Günümüzde, bir çok sanayileşmiş ülke, teknoparkları teknolojik ve ekonomik gelişmenin en önemli aracı olarak görmektedir. ABD, İngiltere, Fransa, Japonya, Çin, Kore, Hindistan, İsrail, Finlandiya gibi bir çok ülkede üretim ve hizmet sektörleri ürettikleri katma değerin önemli bölümü teknoparklar bünyesinde yürütülen AR-GE çalışmalarına borçludur. Teknoparklar, büyüklüğüne, işlevine, yapısına, bulunduğu ülkeye bağlı olarak farklı isimlerle anılıyor. Bilim parkı, araştırma parkı, endüstri parkı, teknokent, teknopolis kullanılan isimlerden bazıları. 4691 Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasasında Teknoloji Geliştirme Bölgesi şeklinde tek bir kavram kullanılmaktadır. Teknoparklar,  kurulduğu yöre, bölge ve genel olarak ülkedeki bilgiye dayalı kurumlarının ve işletmelerinin teknoloji alanındaki rekabet edebilirliğini ve yenilikçi niteliğini geliştirmek amacıyla; bilgi ve teknolojinin üniversiteler, araştırma merkezleri, şirketler ve pazarlar arasında dolaşmasını teşvik eden ve kolaylaştıran, innovasyona dayalı şirketlerin kurulmasını ve gelişimini destekleyen, paydaşlarına ARGE çalışmalarında kullanılacak yüksek nitelikli ofis alanları ve destek hizmetler sunan, profesyonel anlayışla yönetilen organizasyonlardır. Teknoparklarda ARGE faaliyeti yürüten kuruluşlar; sanayi ve hizmet sektöründa faaliyet gösteren kuruşlarının ARGE birimleri olabileceği gibi bu kuruluşların kurduğu müstakil ARGE şirketleri, bilgi tabanlı şirketler, öğretim üyelerinin kurduğu ARGE şirketleri, genç girişimciler tarafından kurulmuş bilgiye dayalı çalışmaya odaklanmış ARGE şirketleri olabilmektedir.